Hakan TOPUZOĞLU

"E-Ticaret ve Sosyal Medya Uzmanı"

Askerde Bayram

 

Her bayram, babamla bayram namazına gider, bayram namazında da, hocanın şu cümlesini dikkatle dinler, halime şükrederdim. Ama o cümleyi yaşayınca, o günlerde yeterince şükredemediğimi daha iyi anladım..

“Şimdi evinden uzakta, ailesinden ayrı geçirenlere Allah kavuşma nasip etsin. Onların halini düşünüp, kendi halimize ne kadar şükretsek az.” Sözleri şimdi daha da anlamlı. Çünkü, o zaman sadece dinliyordum, şimdi ise yaşıyorum.

Hayatım boyunca ilk defa ailemden uzakta bayram yaşadım. Daha doğrusu, bayram mı beni yaşadı, ben mi bayramı anlayamadım bile. Kayseri’den ziyarete gelen arkadaşım da olmasa, bayramın geldiğini hiç fark edemeyecektim.

Arefe günü ve bayramın ilk 2 günü bayramlaşma oldu. Arefe günü, üst komutanımız geldi, gelişiyle biz askerleri mutlu etti. Bayramın 1. ve 2. günü ise kendi komutanlarımızla bayramlaştık. Sağolsunlar, varolsunlar, teker teker herkesle tokalaştılar. Bayramımızı kutladılar. Aslında, askerden sonra istesek bile yaşamayacağımız bu günler, bize acı ve ızdırap verdi. Çünkü; eşimiz, çocuğumuz, annemiz, babamız, kardeşimiz, akraba ve arkadaşlarımız gözümüzde tütüyordu. Onlar olmayınca bayram bayram olur mu ki?

Eskiden, bayramınız bayram ola  diyenleri duyardım da ne demek istiyorlar diye düşünürdüm, kara kara. Şimdi daha iyi anlıyorum. Bayram geliyor ama bize bayram olmuyor. Kızıma doyasıya sarılmayınca, alıp ailecek gezmeyince, annemin-babamın büyüklerimin elini öpmeyince bayramın geldiğini anlamak zor oluyor, zor geliyor.

Bayramlar küslerin barışma zamanıdır, barışılacak kimse bile olmayınca, nereden anlayacağız ki bayramın geldiğini… Normal günden farklı gelmiyor. Aynı, adına iftar dediğimiz ailece veya dostlarla yenilince yemek, o hava yakalanamazsa nasıl akşam yemeğinden farksız hale geliyorsa, bayram da bayram havasında olmayınca, normal bir tatil günü gibi geliyor insana…

Halimize bin şükür!… Allah, temelli ayrılık vermesin, hepten ayırmasın dediğini duyar gibiyim eşimin… Öyle ya, o daha zor, bu dünyadan göçüp gitmek ve bir daha hiç gelmemek… Kendi halimiz de vahim ama, geride kalanların hali daha da vahim o zaman… O zaman hiç bayram gelmez,  hiç bayram olmaz … İftar yemekleri, boğazda düğümlenir. Oruç açmak bile istemez, insanın canı. Allah sabır versin, sevdiğinden ayrı kalmışlara… Allah sabır versin, umut versin, ümit versin, ayrılmasına rağmen, 3 ay sonra, 5 ay sonra, 10 ay sonra 15 ay sonra kavuşacaklara…

Ve kavuşmak nasip etsin… Kavuşulunca gerçek bayram da gelmiş olur.. İnsan sevdiğine kavuşursa, o an bayramdır işte… Kızımın elinden tutsam, bağrıma bassam, eşimle göz göze gelip, sevdiğimi söylesem, annemin-babamın elini öpsem, yeğenlerimi sevsem gezdirsem, o gün bayramdır işte…

Öyle, böyle… Bayram tadında olmasa da, bir bayramı daha geride bıraktık.. Allah, nice bayramlara sevdiklerimizle kavuşmayı nasip etsin…

Saygılarımla…